18 Nisan 2010 Pazar

SANMA ŞAHIM HERKESİ SEN SADIKANE YAR OLUR

SANMA ŞAHIM HERKESİ SEN SADIKANE YAR OLUR

Yavuz Sultan Selim, İran seferi sırasında kılık değiştirip İran şahıyla satranç oynar. Şah çok iyi bir oyuncudur. Şah karşısındaki kişinin sade bir vatandaş olduğunu düşünmektedir ve rakibini küçümser.

Yavuz Sultan Selim ağır ağır oynamaktadır çünkü dışarıda Osmanlı Ordusu İran'ı kuşatmaktadır. Şah'ın durumu pek iç açıcı değildir. İyice kızar ve senin ne haddine beni yenmek diye sinirli bir şekilde azarlar Yavuz Sultan Selim'i.

Yavuz Sultan Selim ayağa kalkar ve bu dizeleri söylemeye başlar. Ne olduğunu anlamayan Şah şaşkın bakışlarla etrafına bakarken vezir gelir ve Şah'a Osmanlı'nın sarayın içine kadar girdiğini söyler. Osmanlı askerleri kapıdan içeri girerler ve şah artık anlamıştır sözlerin manasını!..


Yavuz Sultan Selim'in mükemmel dörtlüğü. Soldan sağa ve yukardan aşağıya aynı dizeler çıkıyor, bulmaca gibi.


Sanma şâhım / herkesi sen / sâdıkâne / yâr olur
Herkesi sen / dost mu sandın / belki ol / ağyâr olur
Sâdıkâne / belki ol / bu âlemde / dildâr olur
Yâr olur / ağyâr olur / dildâr olur / serdâr olur


Osmanlıca kelimelerin Türkçe Manası:

sadıkâne: sadık olana yaraşır biçimde, sadıkça.
ağyâr: yabancılar, rakipler manasına gelse de yar dışında kalan herşey manasına da geldiği olur. yâr ile ilgisi olmayan herşey ağyardır.
serdâr: kumandan.
dildar: sevgili


0 yorum:

Yorum Gönder